Ahmed Çelebi hayatı Hezarfen Ahmet kimdir?

Hezarfen Ahmed Çelebi kimdir? Hezarfen Ahmet Çelebi ne zaman yaşadı? Muhteşem Yüzyıl Kösem Bağdat Fatiği 4. Murad dizisiyle hayatı merak konusu haline gelen Hezarfen Ahmed Çelebi’nin hayatı ve ölümü haberimizde.

HEZARFEN AHMET ÇELEBİ KİMDİR?

Hezârfen Ahmed Çelebi (Osmanlı: هزارفنّ أحمد چلبی‎, 1609 – 1640), 17. yüzyılda Osmanlı’da yaşamış olduğu varsayılan Müslüman Türk bilgini. Kendi geliştirdiği takma kanatlarla uçmayı başaran ilk insan olduğu söylensede, kendisi hakkında tek bilgi Seyahatname’de geçmektedir.. 1623-1640 yılları arasında saltanat süren Sultan IV. Murat zamanında, uçma tasarısını gerçekleştirdiği ve geniş bilgisinden ötürü halk arasında, Hezarfen olarak anıldığı söylenmektedir. Hezar, Farsça kökenli bir sözcük olup 1000 anlamına gelir. Hezârfen ise “bin fenli” (bilimli) yani “çok şey bilen” anlamına gelir.

2015 yapımı Muhteşem Yüzyıl Kösem dizisinde Ushan Çakır tarafından canlandırılacaktır

İlk uçma denemelerinde, Leonardo Da Vinci’nin uçma konusundaki çalışmalarında kendinden çok önce bu konuda deneyler yapan 10. yüzyıl Müslüman Türk alimlerinden olan İsmail Cevheri’den ilham söylenir. Cevheri’nin bulgularını iyice inceleyen ve öğrenen Çelebi, kuşların uçuşunu inceleyerek tarihi uçuşundan önce hazırladığı kanatlarının dayanıklılık derecesini ölçmek için, Okmeydanı’nda deneyler yaptığı varsayılır.

1632 yılında lodoslu bir havada Galata Kulesi’nden kuş kanatlarına benzer bir araç takıp kendini boşluğa bırakan ve uçarak İstanbul Boğazı’nı geçip 3358 m. ötede Üsküdar’da Doğancılar’a indiği varsayılan Hezarfen Ahmed Çelebi, Türk havacılık tarihinin en kayda değer kişilerden birisi olarak görülür. Bu uçuş hakkındaki belgeler şimdiye kadar sadece Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sindeki ifadesinden ibarettir. Evliya Çelebi eserinde şunları yazar: “İptida, Okmeydan’ın minberi üzere, rüzgâr şiddetinden kartal kanatları ile sekiz, dokuz kere havada pervaz ederek talim etmiştir. Badehu Sultan Murad Han Sarayburnu’nda Sinan Paşa Köşkü’nden temaşa ederken, Galata Kulesi’nin taa zirve-i belâsından lodos rüzgârı ile uçarak, Üsküdar’da Doğancılar meydanına inmiştir.Bu olay Osmanlı Devleti’nde ve Avrupa’da büyük yankı buldu ve dönemin padişahı IV. Murat tarafından da beğenildi. Sonra Murad Han, kendisine bir kese altın ihsan ederek: “Bu adam pek havf edilecek (korkulacak) bir ademdir. Her ne murad ederse, elinden geliyor. Böyle kimselerin bekası caiz değil, ” diye Gâzir’e (Cezayir) nefyeylemiştir (sürmüştür). Orada merhum oldu.”

Bir Cevap Yazın